Lilypie Angel and Memorial tickers

Lilypie - Personal pictureLilypie Angel and Memorial tickers

CEMRE NAZ'IM;KANATSIZ MELEĞİM,MİS KOKULUM,CANIM KIZIM BENİM



CANIMIZ,İLK GÖZ AĞRIMIZ,CEMRE NAZ'IMIZLA HAYAT YOLCULUĞUMUZA HOŞGELDİNİZ...

19 AĞUSTOS 2009'da ARAMIZA KATILARAK ARTIK HAYATIMIZIN YENİ ANLAMI OLAN MİNİK KIZIMIZIN YOLCULUĞUNU, SİZLERLE PAYLAŞACAĞIMIZ BİR PLATFORM OLDU BLOGUMUZ..NE DE GÜZEL OLDU..:)UMARIZ BU YOLCULUĞUMUZDAN SİZLER DE KEYİF ALIRSINIZ..




29 Eylül 2011 Perşembe

"İYİ Kİ ALMIŞIZ" DEDİĞİMİZ HERŞEY HAKKINDA...

Bebek bekleyen her anne-babada olduğu gibi bizde de kızıma henüz hamileyken başladı alışveriş serüvenimiz..Kafamızda onlarca soru işareti,bebek sahibi dostların önerileri ve sektördeki akılalmaz derecedeki çeşitlilik,gereksiz alışveriş yapma tedirginliği ile birleşince epey kararsız anlar yaşadık..
Zaman içinde büyük oranda doğru tespitler yapıp,isabetli kararlar verdiğimizi farkettik..Geçen akşam da eşimle aramızda bu konuda bir konuşma geçince,buradan sizlerle paylaşmamın özellikle anne adayları için faydalı olacağını,en azından bir fikir verebileceğini düşündüm..
İşte kızımız için aldığımız ve yine başa dönsek tereddütsüz tercih edeceğimiz ürünlerin listesi.


MacLaren Travel System bebek arabası

Ana kucağını uzun süre Cemre'yi evde uyutma amacıyla bile kullandım,böylece o uyurken ben de onu evin her odasına götürüp rahatça işimi gücümü yapabiliyordum.(yanda gördüğünüz üzere mışıl mışıl uyuduğu anlardan birinde küçük hanım :)
Ama pusetinden özellikle çok memnun kaldık..Birçok yerde resmen hayatımızı kurtardı.Açılı
p kapanması çok kolay alışınca, kucağımda çocuk varken tek elle bile açıp kapatır hale geldim bir süre sonra.Ama en önemli özelliği sırt kısmının tamamen yatar pozisyon alması.Bu sayede her tatilimizde eşimle akşamları Cemre'yi pusetinde uyutup,yüzüne ışık gelmesini de bir örtüyle engelleyip dilediğimiz kadar (daha doğrusu artık o saatte ne kadar enerjimiz kaldıysa:) oturup çay-kahve keyfi yapabildik,ya da kaldığımız tatil köyünü beraberce gezip keşfedebildik..Kızımız akşamları 9-9.30 gibi uyuduğu için,aksi takdirde yani rahat uyuyamayacağı bir puset olsaydı,biz de o saatte odaya hapsolup erkenden uyumak zorunda kalırdık..Kızımız pusetinde rahat rahat,mışıl mışıl uyurken alışveriş merkezlerinde,süpermarketlerde gönlümüzce gezip,işlerimizi halledebildik.Onlarca alışveriş poşetini,halihazırda bakım çantası ve bana ait bir el çantasının da asılı olduğu kollara astık,onca ağırlığa bana mısın demedi.Bu puseti seçmemizde bize yol gösteren arkadaşlarımız Serap ve Barış'a ne kadar teşekkür etsek azdır..(Onlar da bizden önce kızları Kumsal için uzun araştırmalardan sonra bu modelde karar kılmışlardı..)












Chicco Polly Magic Mama Sandalyesi


Diğer mama sandalyelerinden farklı olan ve beni bu sayede cezbeden en önemli özelliği diğer mama sandalyelerinde olduğu gibi bebeğinizin 3 aylık veya 6 aylık olmasını beklemenize gerek olmadan,doğumdan itibaren kullanılabilir olması.Ben bebeğimle evde sürekli yalnız olduğum için bu sayede onu yemek yaparken mutfağa,duş alırken banyoya yani ben neredeysem oraya taşıyabildim ve yavrum uykusu geldiğinde rahat ve uzun uykular uyuyabildi..İnatçı kızımın tüm tepinme-tekmelemelerine rağmen de 2 yıldır hala sapasağlam.Çok tavsiye ederim bu sebeplerden dolayı..



Ikea Antilop Mama Sandalyesi

Artık hepimizin,hemen her restaurant,cafe,hatta dondurmacıda bile bulabildiğimiz bir "Klasik" oldu.Ama özellikle annelerimize ziyaretlerimizde ya da mama sandalyesi bulamadığımız durumlarda can simidimiz oldu..Evde bile çok hafif olmasından dolayı balkona,oradan alıp mutfağa,üst katta bulunan terasımıza,sonra tekrar alt kata taşıyabilmek büyük kolaylık sağladı bana..Bacakları demonte olduğu için de bagaja bile rahatlıkla sığabiliyor.Biz artık evde sadece Chicco Polly Magic mama sandalyemizi kullanıyoruz.İkea'nınki ise hazır ve nazır bir şekilde bekliyor arabamızın bagajında..Böylece telaşla evden çıkıp yarı yolda "Aaaa! Mama sandalyesini unuttuuukk!"gibi bir durum da olmuyor..:) (Bir-iki kez annemize giderken unutmuştuk da,neler neler çektik küçük cadıdan..) Ayrıca da eve gelen arkadaşınızın çocuğu için de ikinci bir mama sandalyesi hazır oluyor.Biz bu açıdan da çok faydasını gördük..Biri oturunca diğeri ağlar,"O meni
iim,haayırr,meniiiimm "gibi durumları yaşamadık bu anlamda..
Fiyatı da çok makul,bence her eve lazım :)


Weewell Kameralı Bebek Telsizi

İşte bebeğim doğduğu andan itibaren en büyük yardımcım,(tabii canım kocamdan sonra :) elim,kolum,herşeyim..
Kızımın her an yanımda,gözümün önünde olması inanılmaz bir rahatlık.Hele ki bir de bebek odası alt katta yatak odası üst katta olunca artık ihtiyaçtan da öte zorunluluk oldu benim için..Görüntüsüz telsizleri aklımıza bile getirmedik..Ve ilk günden beri çok ama çok memnunuz.Tabii ki fiyatı görüntüsüz olan birçok modele göre bir hayli yüksek ama buna gerçekten değiyor.
Eğer siz de benim gibi biraz pimpirikli bir anneyseniz özellikle tavsiye ederim..;)

Aslında biz bu telsizi satın almak için e-bebek mağazasına gittiğimizde sadece o haftasonu için bu üründe %50 indirim yapıldığını öğrendik veeee havalara uçarak telsizimizi aldııık ve güle oynaya evimizin yolunu tuttuukk..:)



Truly Kulaktan Ateş Ölçer

Ateş ölçer olarak Braun diyor da başka birşey demiyordum ama eşim İrem Bebe'den Braun'un yarı fiyatına bunu alıp gelince,birazcık bozuldum ama birşey diyemedim.Ama sonradan o kadar memnun kaldık ki..2 yıldır sorunsuz bir şekilde hala kullanıyoruz.Üstelik kızım ne zaman onun ateşini ölçsem,elimden kapıp hepimizin ateşini "bip,bip,bip"diye ölçerek oyuncak ettiği halde pili nasıl olur da hala bitmez aklım almıyor..



Le Bebe Park Yatak

Park yatak ihtiyacımız ilk defa Cemre Naz 9 aylıkken çıktığımız tatil hazırlıkları sırasında hasıl oldu.Biraz pimpirikli bir anne olduğum için ve bebeğim henüz 1 yaşında bile olmadığından otelin bize temin edeceği bebek yatağı,beşik vs.içim
e sinmedi.Nasıl olsa araba ile seyahat edecek olmanın verdiği rahatlıkla E-bebek mağazasından fiyatı en makul olan ve işimizi rahatlıkla görebilecek bir model olduğunu düşündüğümüz bu park yatağı aldık ve gerçekten öyle oldu,işimizi fazlası ile gör
dü,hala da kullanıyoruz... En son Cemre Naz'ın 2.yaşgünü için Ayvalık'da bulunan babaannemizin yanına gittiğimizde kullandık.Artık içinde eskisi gibi döne döne uyuyamasa da boy açısından bir zaman daha kullanılabilir ..Eğer bebeğinize karyola yerine park yatak almayı düşünüyorsanız belki o zaman daha geniş,konforlu bir model tercih edilebilir.Ama bizim gibi sadece tatillerde,yatılı misafirliklerde kullanmak isteyenler için bence bir park yatak için 400-500 lira ödemeye gerek yok derim..Bizim aldığımız model sadece 89 TL.idi.
Fotoğraf kızım tam 1 yaşına girdiği gün Ayvalık'da babaannesini ziyarete gittiğimizde çekilmişti..:)








28 Eylül 2011 Çarşamba

ANNELERİN EN BÜYÜK KABUSU:BEZİ BIRAKMA VE TUVALET EĞİTİMİ SORUNSALI

İtiraf edeyim bu durum benim kafamı kurcalamaya başladığında sanırım Cemre Naz 4-5 aylık filandı..Sağdan soldan duyduklarımdan,okuduklarımdan,arkadaşlarımızın çocuklarıyla yaşadıkları tecrübelerinden o kadar gözüm korkmuş olmalı ki daha o zamanlarda başlamıştı bende bir telaş..Sanki iş o noktaya gelene kadar herşey sakin,sütliman geçti de bir çiş-kaka sorunumuz kaldı geriye..Tecrübe işte insan yaşamadan bilemiyor..Benim kızım da sağolsun biraz çığırtkan olunca(tipik aslan burcu,her isteğini kükreyerek,yeri göğü titreterek gösteriyor :) ve de bebek bakımını tamamen kendim,bir başıma üstlenince(hiçbir aile yakını,bakıcı,yardımcı desteği olmadan yani) iki yılımın gerçekten beni çok zorladığını söylemeliyim.Ama sanırım artık meyvelerini yavaş yavaş toplamaya başlıyoruz..Zira bundan 1 hafta önce ani bir kararla başladığımı daha önce belirttiğim tuvalet eğitimimizde son noktaya geldik bile..Tabii ki buradan bu süreçte dikkat ettiğim hususları sizlerle paylaşacağım,ama ne yalan söyleyeyim,bu kadar inatçı olan ve özellikle de herşeye ama herrrşeye "hayır"dediği tam bu dönemde (2 yaş sendromu) bu kadar çabuk bir sonuç alacağımı aklımın ucundan bile geçirmemiştim..Ya da en başından kendimi en kötüye hazırlarım hep tabiatım gereği ki sonunda hayalkırıklığı olmasın;yine böyle olmuş da olabilir.;)
Şunu da en başından belirtmemde fayda var:Ben Cemre Naz henüz 18 aylıkken aldım oturağımızı ki,belli bir alışma süreci olsun,aşinalık olsun..Ara ara da oturttum üzerine,bazen ilgilendi,bazen ağladı kaçtı gitti ama ne olursa olsun hiç zorlamadım,"Gel bakiim otur şuraya !"tarzı yaklaşımlarda bulunmadım..Zamanla kendisi alıştı,oyuncaklarından biri gibi oldu oturak..Hatta bir-iki kez banyo yapmak için soyunduğunda oturtup tesadüfen de olsa çiş yapmışlığı olmuştu..
Neyse gelelim uygulamalara..Pazartesi günü sabah kalkınca bezini büyük bir kararlılıkla çıkardım,beraberce çöp kutusuna gittik ve bezini ona verdim çöpe atması için.O da her zamanki gibi büyük bir mutlulukla yaptı bu işi..Ama bu sefer bezine beraber el salladık ve bez gittiiii yaptık..Ardından doğru oturağına götürüp oturttum.Karşısına bir tabure çekip oturdum ve "Hadi bakalım,artık sen abla oldun, çişini bundan sonra bezine değil buraya yapacaksın,bez çöpe gitti yok artık"dedim..O da " tamam anne"dedi ve aynı anda çişini yaptı !!!Şok olmuştum,nasıl sevindim anlatamam..Hemen temizlendik ve yeni aldığımız külotlarımızdan giydik..Bu duygu çok hoşuna gitmiş olmalı ki sürekli poposuna elliyordu..:)Bende ise sürekli bir telaş,şimdi yaptı,şimdi yapacak,aman annecim çişin gelince söyle tamam mı ? şeklinde..Ama nasıl söylesin yavrum kendisi bile farkedemiyor ki henüz çişinin geldiğini..Sonunda salonun ortasında küçük bir su birikintisinin içinde şaşkın şaşkın bakarken buldum onu..:) Anlattım ona,bak annecim,işte çişimiz böyle geliyor,hemen oturağa gidip oturuyoruz,oraya yapıyoruz,tamam mı kızım dedim;"tamam "dedi ama şaşkın hala..:) Ardından mutfakta yemek yaparken yanıma geldi,bacağıma sarıldı ve "anneee"derken aynı anda bıraktı çişini..Sonrasında öğlen uykusuna yatırdım,yine bez yok,yine ıslak uyandık..Her seferinde çişini nereye yaparsa yapsın aldım oturağına oturttum,buraya yapacaksın annecim diye,bıkmadan usanmadan onlarca kez sordum çişin geldi mi diye..Ve,ilk günün sonunda 2 alıştırma külodu,6 normal külot,1 nevresim,1 battaniye,3 çift çorap 2 fanila,çamaşır makinesindeydi.2.gün biri öğle uykusunda olmak üzere sadece 2 firemiz oldu,3.gün 1 kaçak,4.gün parka bile gittik 1,5 saat oynadık ve eve kuru döndük,oturağa çişimizi yaptık.5.gün 1 kaçak ama akşamında ilk kez oturağa kaka yaptı :) öncesinde iki kez küloduna yapmıştı,6.gün1 kaçak (O da sayılmaz çünkü alışveriş merkezindeydik,Potette
seyahat lazımlığı almak için..(Eve hapsolmadan da tuvalet eğitimine devam edebileceğiniz harika bir ürün..Veeee 7.gün herşey bitti !!!:))..Bütün kabuslarım,korkularım,acabalarım bitti,gitti..Unutmadan söyleyeyim geceleri kızımın altını hala bağlıyorum tedbir olarak ama o uyuduktan sonra..Sabah da uyanıp oturağa gidince usulca çekip alıyorum altından,görünce kafası karışmasın diye..

Neler mi yaptım?
1-Önce oturak ve iç çamaşırı alışverişiyle psikolojik olarak duruma alıştırdım.
2-Ben tuvalete giderken onun da gelmesini ve beni izlemesini sağladım.(Doktorumuz önermişti,"içlerinde sürekli bir büyüme isteği olduğundan sizi taklit ederler" diye..)
3-Başladıktan sonra da sürekli tetikte oldum,baskı kurmadan ara ara sordum,çiş var mı,kaka var mı?
4-Oturağının yanına onu oyalayacak yap-boz tarzı bir kaç oyuncak koydum.(işe yarıyor,özellikle kakasını yaparken :)
5-Babası da ben de büyük tezahüratlar yaptık her tuvaletten sonra,alkış,kıyamet :)
6-SABIR,SABIR,SABIR...Asla kızmadım,sesimi yükseltmedim,her seferinde sabırla (ama ne çektiğimi bir de bana sorun :) Annecim ama buraya oturup sadece oturağa yapıyoruz çişimizi kakamızı,sen artık abla oldun dedim..Özellikle bu "sen artık abla oldun" lafı ve de en sevdiği çizgi karakter "Calliou" da etkili oldu tuvalete gitmek istemesinde.Her defasında "bak Calliou da büyümüş artık o da çişini,kakasını tuvalete yapıyor"diye hatırlattıkça,"men de büyüdüm,mennn de tubalete çşşş bapıyom annem"diye gaza geldi..;)
7-Ve asla dışarı çıkarken bile bez bağlamadım.Yatak örtüsünün altına hastalar için olan yatak koruyucu tek kullanımlık örtülerden döşedim..Öğlenleri uykuda ilk 4 gün çiş yaptı ama bunun rahatsızlığını hissetmesi çok etkili oldu kendini kontrol etmesinde..Benim işim de çok kolayladı bu bezler sayesinde;kirleneni çöpe attım,sadece Cemre'nin üstü başı,çarşaf,battaniye kaldı bana yıkamak için.Tabii bir de Cemre'nin kendisi..İlk birkaç gün banyodan çıkamadık resmen ama sonuçta değdi..
Şimdi de çıkmak bilmiyor tuvaletten,tabii ben de yanında nöbetçi..Yapar yapmaz kalkıyor başında durmazsam,başlıyor toparlanmaya..:)En sevdiği kısım ben oturağını tuvalete boşaltıp sifonu çekerken,bay baaayyy yapmak ve taburesini çekip ellerini kendi kendine yıkamanın verdiği hazla "men aytııkk abbaa oddduuumm,abbbaaaa" diye nidalar atmak.
Allah'ım şükürler olsun bu en korktuğum bölümü de atlattık..Darısı tüm bezden kurtulmak isteyen annelere inşallah..Hepinize kolay gelsin..


ÖNEMLİ NOT: Tuvalet eğitimine başlarken eminim ilk başlarda her annenin yaşadığı ama ancak bu süreci yaşadıktan sonra farkına vardığı hatalardan birini ben de yaşadım..Kesintisiz,kazasız ve kuru üstüste 3-4 gün geçirdiğimiz bir dönemde "Tamam",dedim;"artık tamamen alıştı benim kızım"..Ammmaaaa hiç de o kadar kolay olmadığını kısa sürede anladım..Özellikle "2 yaş krizlerimiz"in tam gaz devam ettiği şu dönemde,sinirinin tavan yaptığı anlarda inatlaşırken bile kaçaklarımız oldu.Ya da
evde zaman zaman 2.5-3 saate kadar çişini tutabildiği halde,2 kez alışveriş merkezinde hatta bir kez de misafirliğe gittiğimiz evde kendini oyuna kaptırdığı anda,henüz tuvalete gitmiş olmamıza rağmen heyecandan mıdır bilinmez bırakıverdiği anlar oldu..Kendi evimizde olaya daha hakim olduğu için derhal tuvalete koşup ışığı açıyor,"anne çiş-kaka geldi" diyor..Yabancı ortamda bu hakimiyeti kaybettiği ve de ortamı terkedip oyunu bölmek istemediği için gelen uyarıları kaçırıyor.Böyle olunca çiş de kaçıveriyor tabii..
Geceler ise daha bir muamma..Şimdilik geceleri o uyuduktan sonra altını bağlamaya devam ediyorum.Aksi takdirde Cemre geceleri kesintisiz yaklaşık 9-10 saat uyuduğu için eğer altını ıslatırsa uzun bir süre o ıslaklıkla kalmasını istemediğim için saat başı kalkıp kontrol etmem gerekecek ki,şu dönemde kendime bir de uykusuz kalmak gibi bir kötülük yapmak istemiyorum.Her gece yatarken "annecim çişin gelirse hemen beni çağır,tuvalete gidelim,sakın küloduna yapma olur mu?"şeklindeki telkin ve hatırlatmaların gerçekten işe yaradığını farkettim..Örneğin bu hafta sadece 1 gece bezini ıslatmıştı..Yavaş yavaş gece kontrolünü de sağlıyor artık..Kendime bir hedef koydum bu konuyla ilgili olarak..2 hafta boyunca sabahları kuru kalktığı anda gece bez bağlamayı da bırakacağım.

Tekrardan tüm annelere kolaylıklar,sabırlar dilerim...

27 Eylül 2011 Salı

ZAMAN,SADECE BİRAZCIK ZAMAN :)

Anne olmadan önce,çalıştığım uzun yıllar boyunca ben de herkes gibi zamanın adeta akıp gittiğinden filan bahsederdim..
Yıllar sonra bugün bakıyorum da aslında zaman sadece anneler için en hızlı akıp gidiyor..Çünkü annelik kadar insanı her an ama istisnasız her an meşgul ve hep tetikte tutabilecek başka hiçbir iş yok!
En disiplin gerektiren mesleklerde bile bu böyle...Başarılı bir cerrah olabilirsiniz,ağır ceza hakimi olabilirsiniz,rütbeli bir asker olabilirsiniz,BM Genel Sekreteri bile olabilirsiniz..:)Ama bu saydıklarımın hiçbiri sizi 365 gün ve 7/24 meşgul edemez..Ama annelik öyle mi ?..Bütün insiyatifi elinde tutan minicik bir varlığa,o doğduğu andan itibaren kendi varlığını teslim etmek demek annelik...
Acısıyla,tatlısıyla,uykusuz uzun haftalar,aylar ve hatta yıllar (tam 2 yıl) olmuş yavrumuzu kucaklayalı..
Bu iki yılda neler yaşamadık ki...Her süreç,her yeni gelişim evresi sancılı,ama sonucunda aldığımız her başarı bir o kadar gurur vericiydi.
Cemre Naz'ın 6.ayda ek gıdalara başlamasını takiben ilk dişlerinin patlaması;ardından kızımızı kendi odasında ve yatağında yardımsız ve kendi kendine uyuma-uyutma yöntemlerini uygularken onun yatağında,benimse odasının önünde ağladığımız geceler;10 aylıkken ve emekliyorken birgün benim mutfakta olduğum bir anda,evin içindeki merdivenlerden emekleyerek tırmanıp üst katta özgürlüğünü ilan etmesiyle eşimi ve beni dehşete düşürmesi,yeni tatlara alışma sürecindeki gerginliklerimiz,9 aylıkken çıktığımız ilk tatilimiz,14 aylıkken artık tamamen özgür bir şekilde yürümeye başlaması dün gibi gözümün önünde..
Ama bugüne kadarki en bomba iki numaramız Eylül 2011 de gerçekleşti..,
1) Benim dünyalar güzeli kızım,sadece uyumaya yardımcı olarak kullandığı emziğine veda etti..(Birkaç gün sıkıntısını çektik tabii..)
2)Hemen arkasından ani bir kararla tuvalet eğitimine başladım (zira en uygun dönemin 2-2,5 yaş olduğu söyleniyor,ancak benim kızım yaz çocuğu olduğundan 2,5 yaş kış dönemine denk geliyor..Ben de rahat olacağı,cıbıl cıbıl gezebileceği bir dönemde olsun bitsin,haydi Bismillah diyerek başladım veee bugün tam 1 hafta oldu başlayalı ve sonuç kızım artık çişini,kakasını oturağına yapıyor,sonra tuvalet kağıdıyla kurulanıp,tabureyi çekip ellerini yıkıyor.Sonra da tamammm,bittiii,olduuu nidalarıyla çıkıyor banyodan..:) Benim minik kelebeğim artık abla oldu;bir de bıdır bıdır konuşuyor,eriyorum,bitiyorum onu dinlerken..
Geçtiğimiz 2 yıl içinde olan bitenlerle ilgili yazacağım yine ve resimleri de ara ara paylaşacağım..:)